Masal Sarayı

En güzel çocuk masalları, çocuk hikayeleri, keloğlan masalları ve daha fazlası sitemizde.

Ali’nin Fotoğraf Makinesi

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde 11 yaşında Ali adında akıllı, araştırmayı, gezmeyi seven bir çocuk varmış. Ali ailesiyle birlikte yaşadıkları şehrin her yerini gezmiş. Ailesi Ali’ye bir fotoğraf makinesi almış ve Ali bu küçük makine ile gezdiği gördüğü her yeri çekiyormuş. Ali çektiği her fotoğrafı annesiyle beraber çıkartıyor ve fotoğraf kutusuna koyuyormuş.

Böylelikle anıları, fotoğrafları kutuda birikiyormuş. Ali’nin fotoğraf makinesi bir sürü anıya şahit olmuş ama daha çok anıya şahit olmak istiyormuş. Ali ve ailesi denize çoooook uzak bir şehirde yaşadıkları için yazları denize gitme alışkanlıkları yerine yaylaya gitme alışkanlıkları varmış. Ali havuzda yüzüyormuş sık sık ama bu zamana kadar hiç deniz görmemiş. Ali denizi görmeyi ve onu bol bol fotoğraflamayı çok istiyormuş.

O yaz için ailesi Ali’ye söz vermiş ve hep beraber denize gidecekleri söylemişler. Günler günleri, haftalar haftaları kovalamış ve nihayet okullar tatil olmuş. Koca bir yaz tatili varmış. Anne ve babası işlerinden izin almışlar ve İzmir’e babasının asker arkadaşının yanına gideceklermiş. Ali çok mutlu olmuş ve hemen eşyalarını hazırlamaya koyulmuş. Fotoğraf makinesini ve şarj aletini hemen sırt çantasına koymuş, kıyafetlerini de annesiyle beraber hazırlamış.

Ertesi gün hediyelik şeyler alıp yine valizlerine koymuşlar ve akşam yola çıkmışlar. Babası,
-“Sabahın ilk ışıklarına doğru orada oluruz Ali. Ama sen uykun gelince uyu lütfen. Merak etme denizi görür görmez ben seni uyandıracağım.” demiş. Ali uykusu gelene kadar yolda gördüğü güzel manzaraları çekmeyi ihmal etmemiş. Annesi direksiyonun başına geçince Ali’de uyumaya geçmiş.

Ali mışıl mışıl uyurken ona babası seslenmiş ve Ali resmen fırlayarak uyanmış. İzmir merkeze uğramadan denize yakın bir ilçesine doğru yol ayrımına girmişler. Ali havanın sıcaklığından denizi görmese bile mutlu olmuş. İlçeye giderken yolları hep kıyıdanmış ve Ali uçsuz bucaksız denizi izleye izleye o sabahı karşılamış. Bir süre hiç fotoğraf çekmemiş çünkü önce kendisinin bu güzelliklere alışması ve doyması lazımmış.

Eve varmışlar ve evin denizi gören kocaman bir balkonu varmış. Bu balkonda hep beraber kahvaltı yapmışlar. Babasının arkadaşının iki çocuğu varmış ve ikisi de Ali’nin yaşına yakınmış. Güzel bir kahvaltıdan sonra hemen hazırlanıp denize gitmişler. Çocuklar hemen denize girmiş Ali ise yavaş yavaş hem korkarak hem de heyecanla denize girmiş. Hep havuza gittiği için yüzmeyi biliyormuş ve denizden uzuuuun bir süre çıkmamış.

Ailesiyle yeni arkadaşlarıyla bol bol yüzmüş, top oynamışlar denizin içinde. Ali o kadar mutluymuş ki artık gülmekten ağzı yorulmuş. Çocuklar kumsalda kumla oynarlarken aileler de sohbet ediyorlarmış. Ali’nin yeni arkadaşları Ali’ye çabuk ısınmışlar. O akşam yemekten hemen sonra Ali yorgunluktan yatağa bile gitmeden uyuya kalmış. Ertesi gün tekne ile açılmışlar ve İzmir’in harika koyları göre göre akşama kadar farklı yerlerde yüzmüşler.

Ali’nin tatili o kadar güzel gidiyormuş ki iç bitmesin istiyormuş. Fotoğraf makisiyle bol bol fotoğraf çekiyor hepsini anı kutusuna atmak için sabırsızlanıyormuş. Babası ve annesi Ali’nin yanına gelip;

-“Ali iyi ki seni dinleyip de geldik buraya. Harika bir 2 hafta bizi bekliyor.”
-“Evet, anne ben de çok mutluyum. İyi ki varsınız.”
-“İnsan gezmeyi, görmeyi, yeni yerler keşfetmeyi, keşfederken öğrenmeyi hangi yaşta olursa olsun bırakmamalı. Hiçbir şey kendi gözlerimizle gördüğümüz gibi olmaz oğlum. Bunu unutma olur mu, bol bol gez ve ülkeni, dünyanı tanı.” demiş babası.

Ali, annesiyle babasına kocaman sarılmış ve sonra babasının arkadaşına rica edip üçünün fotoğrafını çekmesini söylemiş. Ali’nin tatili harika başlamış ve harika da devam edecek gibi duruyormuş. İyi tatiller Ali!

UYKU MASALLARI MASAL SARAYINDA..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to top